Futbol, Siyaset, Forest Gump, Nankörlük

CEVDET YILDIRIMÖNCELİKLE pazar günü vuku bulan müessif hadisede hayatlarını kaybeden aziz vatandaşlarımıza Allahtan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyoruz. Bu ve böylesi acımasız katliamları gerçekleştirenlerin, planlayanların, yardım edenlerin, göz yumanların, destekleyenlerin, sempati duyanların, üzerine düşeni layıkıyla yapmayanların dilerim dünyada ve ahirette iki yakası bir araya gelmez.

Halkımız arasında neredeyse ezelden beri ‘Futbol nankördür!’ düşüncesi kuvvetli destek bulur oysa ‘futbol nankör değil son derece adil bir oyundur. Nankör olan insandır!’

Futbol nankör değildir çünkü kendini ona adayan, yaşantısına dikkat eden, yeterli ve sıkı çalışan, sabredenlere mutlaka karşılığını verir.

Öte yandan adaletlidir de zira iyi oynayanı yüceltirken hata üstüne hata yapanı ifşa eder! Oysa ülkemizin en değerli varlığı olan insanlarımız hayatlarını yitirirken sorumluluk üstlenen bir Allahın kulu olsun ortaya çıkmıyor!

FATİH URAZFutbolda golü atarsan ya da yersen her ne kadar takım olarak golü atmış yahut yemiş olsanda atağı doğru noktadan en kısa zamanda başlatan, asisti yapan ve golü atan parsanın çoğunu alır. Gol yerkende durum aynıdır; kademeye girmeyen, ıskayı geçen, adamını marke edemeyen, topu elinden kaçıran okkanın altına ilk gidecek olandır.

Ve futbolda birde ikide olmasa da, üçüncü, dördüncü hatanın ardından mutlaka hesap sorulur, ufak tefek revizyonlara gidilir. İşler iyiden iyiye sarpa sardığındaysa sırasıyla hoca- futbolcular- sağlık ekibi derken iş gelir dayanır başkana! Bir noktadan sonra kimsenin yeri garanti değildir zira işin içine halk girer, taraftar girer, protestoların şiddeti artar ve bir bakmışsınız kulüp idari ve teknik açıdan baştan aşağı değişmiş.

Ne hikmetse bizde daha ötesi yok, insanlarımız canilerin kastıyla ve canlarından oluyor ama kimse sorumluluk üstlenmiyor. Belli ki bazı zaafiyetler var ve formsuz oyuncularda ısrarın anlamı yok!

Şark kültüründe maalesef kötü sonuçlar sürekli başkalarına, şansızlığa yahut kadere bağlanır ve istifa denilen mekanizma asla çalıştırılmaz. Ne var ki futbolda ortada bu denli ciddi kusurlar varsa mutlaka başkan, hoca yahut idari menajer devreye girer ve hesap sorar, fatura keser, taşları yerinden oynatıp istikrarı yeniden sağlayacak adımları atar.

Atmak da zorundadır zira hem işin raconu bunu gerektirir hem de bilinirki piyangonun bir sonra kime vuracağı sorusuna net cevap yoktur.

CEVDET YILDIRIM COMBiliyor musunuz, aktif kalecilik yıllarımızda hatalı gol yediğimizde takım arkadaşlarımızdan hemen hiç tepki almadık. Nedeni çok basitti; futbolu 24 saat yaşayarak ve sürekli çalışarak hazırlanmaya asla ara vermediğimizden az hata yapıyorduk ve daha önemlisi ‘arkadaşlarımızın hatasıyla gol yediğimizde onlara kızmıyor, faturayı onlara kesme ucuzluğuna tevessül etmiyor, pozisyonun hemen akabinde saha içinde herkesin gözü önünde kusura bakmayındeyip hatayı üstleniyorduk!’ Yalnızca laubali bir hatanın ardından gole mani olabilmişsek kızıyorduk; abartmadan, şova kaçmadan!

Futbolda geçmişiniz ne kadar parlak olursa olsun ayaklarınız ya da elleriniz eskisi kadar hünerli olmadığında ayrılık çanları çalmaya başlar. Dile kolay çeyrek asrı Real Madrid çatısı altında geçiren, yığınla şampiyonluk gören, kaç kez dünyanın en iyi kalecisi seçilen Iker Casillas bile bakıldı ki eski formuna ulaşamayacak; duygusal bir veda konuşmasının ardından teşekkür edilerek uğurlandı.

Yazık ki siyasette böyle adil bir uygulama yok! Geçmişte yaptığınız iyi şeyler ömrübillah size referans olmayı sürdürüyor!

Korkarız Tom Hanks’in canlandırdığı Forest Gump’a benzemeye başladık. Hatırlarsanız Forest Gump filmin bir yerinde koşmaya başladı ve o koşmayı sürdürdükçe peşine takılanların sayısı arttı. İşin ilginç yanıysa ne önde koşan ne de arkasından takip edenler nereye, niçin koştuklarını bilmiyorken ne zaman durulacağını düşünende yoktu. Ve an geldi Forest Gump koşmaktan vazgeçerek arkasına dahi bakmadan gerisin geriye dönüverdi!

Kimseye izahat verme gereği duymadı çünkü arkamdan gelin dememişti ki!

Bu kadar zor mudur sorumluluk üstlenmek? ‘Sahada karşıma karım gelse tanımam, bacağını eline veririm; futbol ölüm kalım meselesi değildir, daha önemlidir; hayatımda yaşadığım en zor an başkana artık Liverpool’u bırakıyorum diyeceğim andı!’ diyen gelmiş geçmiş en büyük menajerlerden Bill Shankley bile üstelik de zirvedeyken son noktayı koyabiliyorsa; sürekli hatalı gol yemeye başlamış kalecilerden neden bir tanesi olsun ‘beni dinlendirin- diğer arkadaşa da bir şans tanıyın- istemeden takıma zarar veriyorum galiba!’ diye hatayı üstlenipte takımın önünü açmıyor!?

İşin özeti sürekli gol yemeye başladık ve ama sistemde, ama taktik anlayışında, ama oyuncuların formunda ve yeteneğinde, ama hocanın dirayetinde, ama kulübün gelir gider dengesinde olsun mutlaka bir yerlerde eksikler, hatalar, aymazlıklar var ve fatura daha ağırlaşmadan birileri sorumluluk almaya başlasa iyi olacak. Herkesin selameti açısından.

Fatih URAZ (Fatih Uraz kimdir?)

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: