Nuri Asan!..

SAMSUN IRMAK SANAYİSPORÖNCELİKLE 27 yıl önce Elim Kazada Hakka yürüyen Nuri hocama- Mete’ye- Tomiç’e- Muzaffer’e– Asım ‘a- kamyon şöförüne; ve otobüsten sağ çıkıp ilerleyen zamanlarda ahirete intikal eden Nasır’a, menajer Yüksel Özan’a Allahtan rahmet diliyorum.
ELBİSTANSPOR 1986 sezon açılışıSamsun Irmak Sanayispor ve Elbistanspor‘da hocalığımı yapan rahmetli Nuri Asan hocam ile ilgili duygu ve düşüncelerimi ‘kaleme alayım” diye düşünürken, yıllarca Samsunspor’un ve Milli takımın kalesini başarılı şekilde koruyan Fatih Uraz hocamın, sayfasında paylaştığı yazıyı okudum. Fatih hocam, o kadar güzel paylaşımda bulunmuş ki, kendisinden izin alarak duygu ve düşüncelerini sizlerle bire bir paylaşmak istedim.

SAMSUNSPOR AŞIĞI; NURİ HOCAM
Samsunspor’la ilgili zihnimde yer etmiş tek bir pişmanlığım vardır; ‘çok sevdiğim, saydığım, bir kere dahi kırmadığım, bir kerecik olsun kırılmadığım, 27 senedir asla unutmadığım’ sevgili Nuri Asan hocama sağlığında ‘kendisini ne kadar sevdiğimi yüzüne karşı’ söylemeyi ihmal edişim. Zamanı geri döndürmek mümkün olsaydı eğer, bu kez fırsatı kaçırmaz sürekli söyler dururdum.
Evet, bilirdi ne kadar sevdiğimi bilmesine ancak yanarım yanarım, bu sevgimi ona sıkça söylemediğime yanarım. O sebeple ne olur sevdiklerinize elinizin altından kayıp gitmeden söyleyin güzel hislerinizi…
Şairin dediği gibi ‘her ölüm aslında erkendir’ ancak nurlar içinde yatsın Nuri hocam hayatta en sevdiği şey olan Samsunspor’un teknik direktörüyken, Samsunspor’una hizmet ederken hayata gözlerini kapattığı için inanıyorum ki çok mutludur oralarda. Hele adının tesislere verildiğinden haberi olduysa ki mutlaka olmuştur; daha da artmıştır sevinci, huzuru, saadeti..
Otobüste sürekli 4. sıranın sağ tarafında oturduğum halde mutlaka her yolculukta hocamın yanına gider, kendisiyle sohbet ederdim. 20 Ocak 1989 sabahı güneşin doğuşuna kadar videodan film seyrettiğimden ötürü uykusuz bir şekilde otobüse binmiş ve çantamı üst rafa yerleştirip ona doğru bir iki adım atmıştım. Ancak ‘yol uzun,uykusuzsun; biraz uyu, sonra gidersin hocanın yanına’ diyerek gerisin geriye dönmüştüm. Dönüş o dönüş…
Biliyor musunuz her maç sabahı eğer içeride oynayacaksak anne ve babasının mezarını ziyaret eder ve dualarını okuyup kampa geri dönerdi. Eğer deplasmana gitmişsek de bu kez oranın mezarlığını ziyaret eder ve anne- babasını gıyaplarında ziyaret ederdi.
Pek az kimse bilirdi sık sık Büyük Camiye gittiğini ve küçük çocukların Kur’an okuyuşunu dinlediğini.
Ölümünden 10 gün önce İskenderun’da kamp yaparken kırmayacağını bildiğim için ‘hocam, gel seni Antakya Harbiye’de bir yemeğe götüreyim’ demiştim ve nurlar içinde yatsın ‘tamam, hadi gidelim’ demişti.
Bakmıştım ki çok neşeli, hayırdır hocam demiştim; ‘Oğlumu Ajansa yerleştirdim, üstümden büyük bir yük kalktı, rahatladım’ cevabını vermişti. Bir oğlunun olduğunu o gün öğrenmiştim.
Ve Allah size inandırsın kazadan bir kaç ay sonra sorumlu yöneticiye ‘Çocuğuna yardım etsenize’ dediğimde ‘Bunca senelik dostum; çocuğu olsa bilmezmiyim?’ diye karşılık vermişti. Sorarım sizlere; baba-oğul misali mükemmel süregelmiş bir hoca- talebe ilişkisinde Nuri hocam neden bana olmayan bir şeyi söylesin ki?
Çok yakışıklıydı ve olağanüstü güzel giyinirdi. Zaten benim hanımda ne zaman onu görse fırsatı kaçırmaz ve ‘Hocam, Allah aşkına şu talebenize de biraz giyinmeyi öğretsenize; bir size bakım birde ona’ diye taşı gediğine koyardı. O da muzip muzip gülerdi.
Uzun yıllar önce bir gün aniden kendisine ‘hocam Barcelona’da çalışırken seni Samsunspor istese gelirmiydin?’ diye sormuş ve tahmin ettiğimiz gibi ‘evet, gelirim’ cevabını almıştım.
Eğer o günkü antrenmanda kalecilerle ilgili fazla bir şey yoksa çoğu zaman idmandan bir saat önce birlikte sahaya gider çalışırdık. Bir tek maçtan önceki son idmanda ‘Aman bu kadar yeter; şimdi durduk yere başımıza iş almayalım!’ deyip asla zorlayıcı bir hareket yaptırmazdı.
Müthiş bir sol ayağa sahipti ve şimdilerde oynasa paraya para demeyeceği kesindi. Pardon; gene ona sen bizim çocuğumuzsun, kulübün borcu çok derlerdi; o da yine karın tokluğuna oynardı sızlanmadan, şikayetçi olmadan!
O kurt köpeğinin sahaya girdiği maçta bir saat içinde yedi iğne yedikten sonra ‘Gel yedek kulübesinde yanımda otur, çocuklara moral verirsin’ diye evden alıp götürmüş ve sahaya girer girmez ‘Hadi bir kendini dene bakalım’ demişti. Isınma sonrası başımın döndüğünü, kendimi iyi hissetmediğimi, oynarsam takımı yakabileceğimi söylediğimdeyse ‘Sen yak evladım, bizi sen yak!’ demişti. Allah lillah aşkına size böyle güvenen bir hocanız varken nasıl özgüveniniz tavana vurmaz ve mümkün müdür sahaya çıkmamak?
Hocam, senelerden beri görmüyordum seni rüyamda ve geçen hafta bitti bu özlem. O güzel yüzünü tekrar görmek, huzurlu olduğunu hissetmek bilsen ne keyifti. Mekanın cennet olsun, yattığın yerler nurla dolsun. Dilerim değerli anne ve babanla buluşmuşsundur oralarda. Dualarım seninle..

FATİH URAZ

Reklamlar

One Response to Nuri Asan!..

  1. eelli5 dedi ki:

    Allah mekanini cennet eylesin

    Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: